Çamşıh Ozanları

aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
ali metin
aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
Bir Gün Gazetesindeki Yazı PDF Yazdır e-Posta
Ali Haydar Yalçın tarafından yazıldı.   
Perşembe, 03 Mart 2011 20:51
17 Kasım.2007 

    

BİRGÜN GAZETESİ   

DÜNYA YALNIZ BİZİM DEĞİL

 

SİVAS DİVRİĞİ ÇAMŞIHI ‘AVCILARIN’ İŞGALİNDE:

 

Bitki örtüsüne ve doğal

yaşama sıçrayan ‘kan’  

 

CAFER DOĞAN                                                                           

                                                       

 “Keklik dağlarda çağıldar

Yavrum diye diye ağlar

Günden güne yansa dağlar

Görenlerin bağrı yanar

Ağlarım ben kekliğime

Seherden öten bülbüle

İpeklenmiş tüylerine

Yanaktaki benlerine

Ağlarım ben kekliğime”

 

Sivas’ın Divriği ilçesi beldelerinden Çamşığı’nın adını duymuş muydunuz hiç? Ya da Ruhi Su’nun “Bir Çamşığı Türküsü”nü dinlemiş miydiniz? Çamşığı bir halk ozanları diyarı olarak anılır. Yörenin havasından mı, suyundan mı, eşsiz güzelliklerle bezenmiş doğasından mı bilinmez ama çok “halk ozanı yetişir” bu yöreden. Türküleriyle meşhurdur. Divriği’nin de Çamşığı’nın da sorunları çok elbette. 

MAKİNELİ TÜFEKLE “AV" 

Üç veya dört yıl öncesi Çamşığı’ya çok kar yağmış, kış çetin geçmiş. ağır kış şartlarından yaban hayvanları da etkilenmiş, yiyecek bulmak için köylere kadar gelmişler. Gürpınar köyü’nden birkaç kişi toprağın üzerindeki karları temizlemiş, açlıktan ölmesinler diye kekliklere yem bırakmış. Keklikler de gelip güzel güzel karınlarını doyurmuş. Doyurmuş doyurmasına da. Ardından patlayan silah sesleri ve ortalığa saçılan “kan” her şeyi altüst etmiş. Ne olduğunu merak edenler, baktıklarında son yıllarda ortaya çıkan dışarıdan gelen ve Çamşığı’nı mesken tutan avcılarla karşılaşmışlar. Nereden buldularsa bulmuşlar, bu güzelim yöreyi mesken tutmuş eli silahlı avcılar, doğa katliamcıları... 


DAĞ KEÇİLERİNİN NESLİ TÜKENİYOR 


O gün bugündür, Kırşehir’den, Kayseri’den, Maraş’tan, Malatya’dan ve başka yerlerden “avcılar” sürekli bölgede. Çamşığı’nı ve civar köyleri son model “otomatik tüfekli”, attığını vuran, “tam techizatlı”, lüks arabalı avcılar doldurmuş... Torbalar dolusu keklik vuruluyormuş. Avşar, Çukur Ören ve Güneş Çayı’nın meşeliklerinde yaşayan dağ keçilerinin nesli tükenmek üzere. Kala kala analı, yavrulu 5-6 dağ keçisi kaldı. Sırada onlar mı var şimdi?.. 

Bölgemizden geçerek Fırat nehrine karışan Güneş Çayı’nın Çamşığı topraklarındaki uzunluğu yaklaşık 40 kilometre. Çay’ın her iki yakası da meşe ağaçlarıyla kaplı. Bu nedenle yöremiz yaban hayvanlarının yaşamasına uygun bir bölge. Bu özelliğinden dolayı yöremiz avcıların işgalinde. Köylüler huzursuz ve tedirgin. Bağına, bahçesine, tarlasına gitmeye çekinir vaziyette. Çamşığı halkı, sözde “avcılık” adı altında yapılan hayvan katliamına ‘dur’ denilmesini istiyor... 

Yöremizin doğal zenginliği, yaşam kaynağı ve güzelliği olan”kınalı keklikler” ve nesli tükenmekte olan dağ keçilerinin yok edilmelerine göz yumulamaz. 

Bu hayvanlar özgürce yayılıp özgürce uçamayacaklar mı? Nereye kadar kaçacaklar ya da kaçabilecekler! Korku içinde geçirilen üç beş senelik ömür, avcının torbasında mı son bulacak?! 

Çevre ve Orman Bakanlığı ve Tarım Bakanlığı yetkilileri doğanın ve yöre halkının sesine, çığlığına kulak versinler. 

Bu hayvancıkları kim koruyacak, ölüm kusan silahları kim susturacak?...



Not. Bu yazı köe yazarımız Cafer Doğan tarafından yazıldı ve eski sitemizden buraya aktarıldı.

alihaydaryalçın

 

 
Son Güncelleme: Pazar, 13 Mart 2011 14:55
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile