Çamşıh Ozanları

aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
ali metin
aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
Muhlis Akarsu PDF Yazdır e-Posta
Ali Haydar Yalçın tarafından yazıldı.   
Çarşamba, 09 Mart 2011 14:30

alt

Divriği Gazetesi


OZANLARIMIZ KÖŞESİ


1 Temmuz 2007


Sayı 11


alihaydaryalçın


MUHLİS AKARSU


Benim Muhlis Akarsu ile dostluğum çok uzun yıllara yanı çocukluk yıllarımıza dayanıyor.Muhlis her ne kadar Minare kayada doğsa da çocukluk yıllarının bir çoğu Çamşıh’da bizim köyde geçti.9 yaşına kadar sık sık gidip geldiği ikinci köyü Çamşıh Gölören köyüdür.Ablaları bizim köyde evli olduğundan o gelişlerinde görüşür oyunlar oynardık.Çocukluk yıllarımızdan sonra bizleri Rahmetli Hasan Timisi 1973 yılında karşılaştırdığında bir birimize sarılıp hasret giderdik ve o gece sabahladık.O tarihten sonra da hiç ayrılmadık dostluğumuz hep devam etti. 2 Temmuz 1993 yılına dek...

Muhlis Akarsu benim için özeldi hala da özeldir.Yaşadığımız yüzyıla türküleriyle damgasını vuran Ünlü Ozan MUHLİS AKARSU'yu unutabilmek mümkünmü! Sesindeki berraklık, yüreğindeki coşkuyla, sözlerindeki derinliğiyle, yüreklerimize işlemiştir. Onu yazarken herkesin bildiği bilgileri aktarıyorum.

Muhlis Akarsu, 1948 yılında Sivas'ın Kangal ilçesi Minare kaya köyünde doğdu. Küçük yaşlardan itibaren katıldığı muhabbetlerde ve cemlerde Alevi-Bektaşi kültürünü öğrendi; saz çalıp türkü söylemeye başladı. Kısa zamanda sesinin güzelliği ile fark edildi. Gençlik yıllarında geldiği İstanbul'da Mahzuni Şerif'in, Davut Sulari'nin deyişleriyle tanıştı. İlk söylediği deyişlerde gerek saz çalış gerekse okuyuş itibarıyla Davut Sulari'nin etkisi görülür. Davut Sulari'nin kendine özgü bol hançere hareketlerini içeren tavrından uzun süre kurtulamayan Akarsu, kendi deyişlerinde de bu tavrı-kısa bir süre de olsa- denemiştir. Daha sonraları deyişlerinde ve deyiş söyleme tavrında Sulari'nin etkisinden kurtulduğu görülür. 1970'lerden itibaren dönemin etkili aşığı Mahzuni Şerif'in izleri belirir Akasu'da...Uzunca bir süre Mahzuni'nin deyişlerini çalar, okur. Bu arada Alevi-Bektaşi aşık geleneğinden de kopmaz. Pir Sultan, Kul Himmet gibi büyük ozanların birçok deyişini geleneksel kalıplardan çıkmadan seslendirir.

1980'li yıllarda ise Akarsu, artık kendi kimliğini bulur. O güne kadar usta malı deyişlerle kendini gösteren Akarsu, 80'lerin başından itibaren deyişlerindeki anlatımı güçlü, bağlamasına hakim ve sesini deyiş tavrında kullanabilen bir sanatçı görünümündedir. Bu yıllar adeta parladığı yıllardır Akarsu'nun... "Muhabbet" serisinin her yapıtında yer alır. Eserleri çeşitli türlerde şarkı söyleyen sanatçılar tarafından okunur. Ancak sanatının en verimli ve olgun döneminde yaşama veda eder (2 Temmuz 1993, Sivas Madımak Oteli yangını) Ardında ise milyonlarca seveni ile birlikte 100'den fazla kırk beşlik plak, 4 uzunçalar, 20 kaset ve yüzlerce deyiş bırakır.


Muhlis Akarsu'nun yapıtlarına şöyle bir bakıldığında, tümünün lirik bir ifadeyle yapıldığı ve söylendiği hemen fark edilir. Repertuarının büyük bir bölümünde aşk ve sevda deyişlerine yer verdiği görülür. Akarsu'nun yar üzerine söylediği, feleğe çattığı, gurbete içerlediği, ayrılığa üzüldüğü yüzlerce deyişi vardır. Deyişlerinde toplumsal konulara da kayıtsız kalmaz; ancak bu, sevgi üzerine söylediği deyişler kadar çok öne çıkmaz. Birkaç deyişinde cahilliğe, köleliğe, yoksulluğa başkaldırdığı görülür. Alevi-Bektaşi edebiyatının ve müziğinin deyiş türüyle ünlenen aşığı Muhlis Akarsu'nun Pir Sultan Abdal ve Karacaoğlan etkisindeki tavrını her zaman hissetmek mümkündür. Muhlis Akarsu'nun eserlerini dinledikçe gerçekten de akarsu gibi çağlayan sesini hissedecek ve onu sevgiyle anacağız. Yaşadığı müddetçe bu yola baş koymuş sayısız eserler bırakmış Sevgili Muhlis Akarsu dur. Bu yıl 59. yaş günü olan ozanımızı Su Tv ekranlarında sunumunu benim ve Hüseyin Karakoç’un yaptığı Gidenlerin Ardından programıyla yeğeni Selahattin Akarsu ve Hüsniye Çınar ile birlikte andık. Burada da sevgi ve saygı ile anıyorum. Değerli Ozanlarımızı sık sık yâd etmek bizlerin birinci görevi olmalıdır diye düşünüyorum. Bundan böyle inşallah bu anmalarımız imkânlarımız nispetinde devam edecektir.


Deli misin Divanemi Sevdiğim


Her gün başka bir taraftan esersin
Deli misin divanemi sevdiğim vah beni beni
Ne dedim de benden ayrı gezersin
Deli misin divanemi sevdiğim

Yüreğimde açan gülümdün benim
Aşkın deryasında salımdın benim ah beni beni
Dünyada kanadım kolumdun benim
Deli misin divanemi sevdiğim

Akarsuyu bilmem böyle mi sevdin
Aşkın ateşiyle sinemi deldin ah beni beni
Benim bu halıma sen sebep oldun
Deli misin divane mi sevdiğim

Yüreğimizi derinden dağlayan, acılara boğan 2 Temmuz 1993 yılı orada hunharca yakılan 37 canı burada saygıyla anarken ve o elemi bizlere yaşatan güruhu naletliyorum. 2 Temmuzda en çok Divriği ve Çamşıh yöresi zarar görmüştür. 37 canın arasında, Çamşıh’lı akrabalarımızdan Muhlis Akarsu ve eşi Muhube, Handan Metin, Gülsüm Karababa, Gülender Akça, Divriği Gönderen Köylümüz, Divriği Kültür Derneği üyesi arkadaşım Mehmet Atay, sizleri sevgi ve saygıyla anıyorum. Unutmacağız unutturmayacağız diyorum.alihaydaryalçın

 


Son Güncelleme: Perşembe, 02 Şubat 2012 15:33
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile