|
HÜSEYIN ABDAL'IN HAYATI
Hüseyin Abdalin kim oldugunu ve hayatini buraya yazmak istedigimiz zaman soy seceresine bakmak gerekiyor, . Hüseyin Abdalin dolaysiyla bizlerin soyu Bostanci Baba “Semsettin Karaca Sultan”dan Ahmet Yaseviye dayaniyor. Sira ile yazacak olursam, Hacibektas Velinin Vilâyetnamesinde bahsi geçen Bostanci Babanin öyküsünü yazmam gerekiyor. Kisa yazacagim ama özü teskil edecek sekilde yazacagim.
Bostanci Baba Semsettin Karaca Sultan, bir zamanlar 13 yy baslarinda Aydin –Denizli bölgelerinin en meshur eskiyalarindan biriymis. Eskiya deyince hemen insanin eskiyadan pir olurmu diye ilk sözde kafasi bulaniyor degilmi.? Yazacagim neden eskiya olmus, 99 kisi öldürüp neden tövbe etmis.Kendisinin eskiyalar tarafindan bir haksizliga ugramasi sonucu , kötülerle mücadele edip, yoksulun , mazlumun , haklinin yaninda yer almak için kendisini bu islere adamis.Sonuçta haksizdan alip hakliya vermis ama 99 kisiyi öldürmüs adina da Kara kesici diyorlarmis..Günün birinde vicdani sizlamaya baslamis nereye kadar devam edecegini düsünüp karar vermis.Kara Kesici adam öldürmenin sonu yok ben bu yoksullari baska yollarla da korurum diye düsünüp arastirmaya baslamis. O zamanlar Hacibektas Veli Türbesi yeni yeni oturmus Dervisleri tüm yurdu gezip insanlari egitmek ELINE -BELINE -DILINE ilkesini yaymak için Anadoluyu adim adim gezmeye baslamislar. Eskiya Kara Kesici köyleri gezerken bir dervise rastlamis. Dervise tövbe etmek istedigini günahlarinin bagislanmasi için ne yapacagini sormus. Dervis senin derdine Karaca Höyükte Hacibektas diye bir pir var, ona git o derman olur, o sana yol gösterir diye eskiyayi ona yönlendirmis. Eskiya o tarihten sonra eline silah almamis adamlari ile vedalasip yaya olarak Aydindan Nevsehir Hacibektas Dergâhina kadar türlü zorluklari atlatip, yürüyerek aylar sonra Pirin huzuruna gelebilmis.Kisa anlatmaya çalisiyorum.
Kara Kesici Pirin huzuruna gelince niyaz edip gösterilen yerde durmus. Hacibektas'i veli,
—Hos geldin yolcu nereden gelir nereye gidersin diye sormus.
—Aydin Denizli elinden size niyaza geldim pirim. Bana orada Kara Kesici derler, Hoca Ahmet Yesevi soyundanim demis. Hacibektas Ahmet Yesevi lafini duyar duymaz toparlanip,
-- Insallah ona laik bir insansindir diye sormus
—Degilim, degilim pirim ama ona laik olmak için geldim demis. Hacibektas’a eskiya oldugunu 99 insan öldürdügünü pisman oldugunu tövbekâr oldugunu tek tek anlatmis. Kötülere karsi savas verdigini anlatmis. Dert bende derman sende pirim diye niyazda bulunup medet demis. Neden eskiyalik yaptigini detayi ile anlatmis. Koca pir Karakeçiciyi can kulagi ile dinleyip devam etmis
.-Var birkaç gün dinlen misafir ol gene konusuruz demis. Bir hayli zaman dervislerle kalan Karakeçici dervislerden ders almis tüm bilgileri ögrenmis artik gitme zamaninin geldigini düsünerek Pirin yanina gitmiski koca pir as evinde dervislerle ocagin basinda oturmus konusuyorlarmis. Kendiside biraz oturup Pirden destur istemek için,
—Yüce pirim ben geleli günler oldu benim günahlarim bitecek gibi degil, bu günahlardan arinmak için bana bir yol göster, Haccami gideyim, namazmi kilayim, oruçmu tutayim, hangisini yapmam gerekiyorsa söyle pirim yapayim demis. Haci Bektas ‘i Veli,ocagin basinda oturmus oldugu için biryandan ocaktaki atese, biryandan atesin üzerindeki saca, bir yardanda Kara kesiciye bakarak,
—Su atesi görüyor musun?
—Görüyorum Hararet nardadir sacda degildir, Keramet bastadir taç da degildir, Her ne arar isen kendinde ara, Mekke’de, Kudüs’te Hac ‘da degildir. Demis. Ocakta yanan çam dallarindan birini almis dal ucu yanik oldugu için dumanlar çikiyormus. Bu dali Karakeçiciye uzatarak,
—Bu yanmis çam kösevisi, Sen insanlara kötülük için insan öldürmedin, mazlumu yetimi korudun. Al bu köseviyi götür yedi yolun arasina bostan dik, köseviyi bostanin bir kenarina dik. Gelene geçene iyilik yap, ikram et. Ne zaman yaptigin sevaplar günahlarindan fazla gelirse o zaman bu kösevi güverir. O zaman bilki günahlarin af olmustur. En büyük sevap insan gönlünü almakdir. En iyi ibadet insanlari mutlu etmektir. Var git hak yardimcin olsun diye gitmesine izin verir. Kara kesici niyaz eder ayrilir.
Yürüyerek tekrar Aydin Denizli bölgesine geldi. Eskiyalik yaptigi bölgede bütün yollarin kesistigi bir yer bulup bostan ekti, elindeki yanmis köseviyi de bir kenarina dikti. Tam yedi yil boyunca bostan ekip gelene gidene yedirdi. Adi Bostanci Baba oldu.Temmuz ayinin bir günün de hizli hizli giden adama biraz soluk almasi için kavun karpuz ikram etmek istedi, adam durmadi acele bir is için sehre gidecegini söyledi, Bostanci baba israr ettikce adam olmaz çekil yolumdan diyordu. Bari yanina al yolda yersin diye her türlü alternatifi denedi ama adam almadi birde hakaret etti. Bostanci baba düsmüstü cani yanmisti adami hemen öldürmeyi düsündü ama vaz geçip tekrar adama yetisip israr etti. Yalniz kafasindan bu adamda bir pislik var diye düsündü. Kendimi tutamiyorum adam kötü galiba yarabbi bana yardim et dedi. Adam hakaret edici laflarla bostanci babayi itiyordu. O da ahtim var yemezsen salmam diyordu. Sonunda adam elindeki sopayi bostanci babanin kafasina indirdi. Darbeyi yiyen bostanci baba belindeki teberi çikarip adamin boynuna indirdi adamin boynu kopmustu.99 du yüz olsun zaten belliydi benim günahlarim af olmazdi diye aglaya aglaya kösevinin yanina giderken köylülerde gelmisti. Adamin öldügünü görünce bostanci babanin ayaklarina kapandilar,,
- Baba köyümüze gelen Erenlerden Dervisi sikâyete gidiyordu köyümüzü kurtardin Allah senden razi olsun diye dua edip adamin cenazesini alip gittiler.
Bostanci baba gidip yanmis köseviyi sökecekken görmüs ki kösevi yesermis. Köseviyi söküp tekrar Hacibektas Veliye gelmis. Pire niyaz edip olanlari anlatip yeseren köseviyi göstermis. Iste burada Haci bektasi Veli onu kabul edip sende artik bu yolun göstericisisin diye dualar ediyor. Bostanci baba tekrar Bostan ektigi yere gelip mekâninin kuruyor. Haci Bektas yolunda halka hizmet ediyor. Bostanci baba asil adi Semsettin Sultan yanmis köseviyi güverttigi için ona Çam Seyhi denilmeye baslandi. Onun ölümünden sonra da soyuna Çam seyhler, Çam Seyhliler, Çamseyhliogullari denildi.
Bostanci baba hakka yürüdükten sonra yerine çocuklari geçti. Uzunca bir aradan sonra Seyh Bedrettin isyaninda Bostanci Babanin çocuklarida çok zayiat verdi, kalanlarda yasadiklari yeri terk edip baska memleketlere kaçti. Bostanci babanin soyu artik Aydin Denizli bölgesinden silindi, Çamseyhliogullari kayboldu.Avrupa ya kaçan kalan aile yillar sonra Bulgaristan’in Dimetoka da kendilerini gösterdiler. Bostanci babanin torunlarindan Kara Halil baba Dimetoka Bektasi dergahinnin lideri oldu. Uzunca bir zaman orada görev yapti. Bu dergâh Marmara, Balkanlar ve Avrupa civarinda yasayan tüm alevi Bektasilere hizmet veriyordu.1598 yilinda Haci Bektas dergâhinda ki Dedebaba Seyit Ali Sultan hakka yürüdüktan sonra buraya, haci Bektasi veli dergâhinda 4. tost sahibi olarak dedebaba seçildi.l632 yilina kadar dergah iderisi görevini yürüttü.1632 yilinda hakka yürüdü.
Çamseyhliogullari bundan sonra oglu Hüseyin Abdal tarafindan devam ettirildi. Babasi öldükten sonra Hüseyin Abdal Haci Bektas dergâhinda egitimini alip dervislik makamina ermisti. Bir gün gidip pirden izin alip Anadolu'ya gitti. Dedelerinden kalan secere “silsilename” ve berat lari ve teberi de alarak Anadoluyu adim adim gezdi.
Haci Bektas dergâhindan çikinca
Gayri Anadolu yolu göründü
Göynüme ak hirkalari giyince
Gayri Anadolu yolu göründü
Bir elimde teber birinde asa
Göynümde koymadim gam ile tasa
Bana yol gösterdi Bostanci Baba
Gayri Anadolu yolu göründü
Hüseyin Abdal’im düstüm yollara
Adi sani duyulmadik ellere
Belki ilaç olur fikrim kullara
Gayri Anadolu yolu göründü
Her ugradigi yerde cem cemaat kurulur iyilik, insanlik gibi degerlerden bahseder kendisini sevdirir ayrilirken zor ayrilirdi talip leri çogalmisti. Misir, Suriye, Irak Iran gibi yerlere gidip Ehlibeyti ve Alevi büyüklerinin mezarlarini ziyaret etti. Tekrar anadoluya gelerek Malatya’dan çok yere ugrayip Sivas Divrigi Höbek köyüne geldi. Orada üç yil gibi bir süre misafir edildi daha sonra Dergâhini kurmak için Asudu köyüne gidip orada tekkesini kurdu. Talipleri kendisini yalniz birakmiyordu. Tekke talipleri tarafindan dolup tasiyordu. Çevre köylerinin sorunlari ile yakinen ilgileniyor çözüm getiriyordu. Cem yapiyor taliplerini görüyordu.
Bir zaman dünyaya eskiya geldim
Yolsuz olanlarin boynunu vurdum
Güverttim köseviy kereme erdim
Aslim Kara kesici Hüseyin Abdal
Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Denizli'den gelir bizim aslimiz
Bektas'i Veli'ye çikar neslimiz
Dördüncü makamdir bizim postumuz
Aslim Kara Kesici Hüseyin Abdal
Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Denizli'den geldim tekke köyüne
Talip mürit irsat olup sevine
Evlatlarim hirka giyip ögüne
Aslim Kara Kesici Hüseyin Abdal
Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Tekkem gayet ulu erkaf aldirdim
Yemedi bostandan münkür öldürdüm
Doksan dokuz oldu yüz olsun dedim
Aslim Kara Kesici Hüseyin Abdal
Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Abdal oldum hirka giydim dalima
Kemerbest bagladim ince belime
Gece gündüz yalvaririm pirime
Aslim Kara Kesici Hüseyin Abdal
Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Haydar Hüseyin'im içtim bir dolu
Pirimi sevenler sürsün bu yolu
Pirim Hünkâr Haci Bektas'i Veli
Aslim Kara kesici Hüseyin Abdal
Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Köylüler evlenip çoluk çocuk sahibi olmasini istediler ve Yeldizen köyünden sari Hüseyinin kizi Fatma’yi laik görüyoruz dediler ve ayni kisi ile evlendirdiler. Hüseyin Abdal evlendikten sonra bir oglu dünyaya geldi. Adini Ali koydular. Çocuk 3–5 yasina geldiginde saf ve divane oldugu anlasildi. Dergâha her bölgeden talipler akin akin geliyordu. Hüseyin Abdal bazen da kendisi ziyaretlere gidiyordu. Oglunu yerine yetistirmek istiyordu ama çocuk bu islerden anlamiyordu. Daha fazla zamani kalmadigini biliyordu. Hastalandi yatakta yatarken talipleri ziyarete gelmisti kalabalik bir guruptu. Esinden sazini isteyip çalip söyledi.
Sekiz uçmak kapisindan seyret cennet sehrini
Pirsizin piri seytandir, durma yalancinin darina
Kul ol kulluk kapisina, yazila defterine
Kul Kuleme, kulem kula bagli olsa gerektir
Hüseyinler kapisinda her eriyle Abdal ol
Sen Abdal'a Abdal sana, bagli olsa gerektir
Ey Hüseyin Abdal olda, hak yoluna kaza kil
Enel hakki rehber bilki olasin insana kul
Bu türkü son türküsü oldu ve hakka yürüdü. Hüseyin Abdal Insani ve hak hukuku seven birlik beraberlige önem veren bir pirdi. Taliplerini bu eksende görür hep hosgörü, kardeslik, hak hukuk, birliktelik, küçük, büyük saygi sevgi temalarini isler. Örgütlenme haksizin agaligin karsisinda oldugunu belirtir insanlari o yöne kanalize ederdi.
.Kaynak: Av.Ismail Metin ,Hüseyin Abdal ve Çamsih Tarihi adlI kitabi.
Ali Haydar Yalçin
HÜSEYIN ABDAL TÜRBESININ ÇAMSIH'A NAKLI
Çamsih büyükleri 1940 yillarinda , Hüseyin Abdal'in ve Esinin Mezarinin Çamsih'ina getirilmesile ilgili girisimlerde bulunmus ancak getirememisler.Gerek tekkenin yolunun olmamayisi, gerek bakimsiz olusunu köylülerimiz devamli gündeme getirdikleri için Hüseyin Abdalin torunlari rahatsizliklarini her zaman dile getiriyor ,dedemize laikmi bu diye üzülüyorlardi.Yilda bir de olsa artik kimse ziyarete gidemiyordu veya gitmiyorlardi.Artik o ulu insan unutulmustu, kapisini açan ne talipleri nede torunlari yoktu veya eskiden onlarca kurban kesilen yere artik yilda 2 -3 kurban geliyordu.Oysa yukarida hayatini okudugunuz Hüseyin Abdal çevresine ve taliplerine hep güç katmis onlarin var olmasinda öncü bir Pir oldugunu ispatlamis öldükten sonrada yüzyillarca saygi ve sevgi ile anilmayi hak etmis Ulu bir Pirdir.
Rahmetli ozan Ali Riza Yalçin ile konustugumda oda getirmek istedik ama basaramadik onun yeri Çamsih'dir basarabilirseniz dedemiz hak ettigi degeri bulur demisti.Gerçekten isabetli bir görüs belirtmisti..
Av.Ismail Metin de ayni seyleri bana söylediginde, ben yasal yollarini arastir köylülerimize soralim kabul görürse neden olmasin o bizim dedemiz getirelim dedim. Çünkü bizden baska torunlari olmadigi gibi taraf olan sadece bizdik ve onun kanindan gelen soyunun devamiydik.
Av.Ismail Çamsih'ina gitti tek tek köylülerimizle muhtarliklar kanaliyla konustu, herkes böyle bir olayi gerçeklestirirseniz iyi olur destekleriz sözü verdi.Hatta Çamsih merkezi olan 8 köyün disinda ki bunlar arasinda "Avsar istesyonu tekke köyü muhtarligi Asudutekke"Güvenkaya muhtarigida mühürünü basip imzaladi. Toplam l8 köy dilekçeye imza atti ve kaymakamliktan mezarin nakledilmesi istendi.Kaymakamlik arastirmalarini tamamlayip bilirkisiler ve kendi makaminin yazdigi resmi yazilarla Avsardan Hüseyin Abdal ve Esinin mezarinin Çamsih'ina nakledilmesi için onay verdi.
Hüseyin Abdal ve esinin mezari nereye Çamsih'inin neresine nakledilip yeni tekke nereye yapilacak gibi karari ben ve Ismail tek basimiza almadik. Çamsih köylülerimize tek tek danisip görüslerini aldik. Çamsihli büyüklerimizin, Gödüklü zaten ziyarettir yeni tekkeyi de burada kuralim karari alinip tüm Çamsih halki toplanarak ellerinde Kaymakamlik kararlari ile gidilip mezarlar oradan usuline uygun alinarak Gödüklü’ye nakil yapildi.
Gödüklüye en yakin Çamsih köyü Baloaga köyü idi.Baloaga köyü muhtari H. Ali Toprakti.Diger Çamsih köylerinin disinda bu köyümüzün Gödüklüdeki insaatlarin yapilmasinda özel gayretleri olmustur.Daha sonralari Dergahin ,Cem Evinin ve diger müstemilatin dahil oldugu alanlardan 65 dönümlük yer resmi olarak Çamsih Hüseyin Abdal Dernegi'ne Maliye Bakanligi tarafindan satilmis olup tapusu alinarak Çamsih Hüseyin Abdal Derneginin mali olmustur.
Çamsih köyleri 1996 yilinda gerçeklesen bu nakil olayindan sonra çok sevinmistir,tüm insanlarin katilimiyla benimde basinda 4 ay durarak yaptigim ve Av.Ismail Metinin de ilave yaptigi tesislerle bu günkü Gödüklü Kompleksi yaratilmis oldu.Hüseyin Abdal Türbesinin Çamsih'ina gelmesiyle Çamsih'da bir hareketlilik basladi, evler yenilenmeye yeni yeni evler yapilmaya yollar yapilmaya, evlerin içine sular alinmaya, elektrik ve telefonlardaki sorunlar giderilmeye baslandi ve bu gün kapimizin önüne kadar asfalt yapildi.En önemlisi Hüseyin Abdal Cem Evi ve Türbesinin yapilmasi ile gurbetteki tüm Çamsih'li canlar yaz aylarida olsa köylerine gelmeye yaz aylarini köylerinde geçirmek için can atar oldular.
1997 den beri Çamsih Hüseyin Abdal Halk Ozanlari Festivali düzenlenerek Çamsih ve Hüseyin Abdal ismi yurdun her yerine hatta yurt disina tasarak Çamsih Kültürü,Ozanlarini ve insanini tanitmis olduk.Bu durumda biz yöneticilerde çok büyük haz duyarak daha verimli çalismalar yaptik.
Kültürümüzü tanitma ataklari baslattik ve çalismalar uzun yillara yayilarak devam edecek. Gün geçmiyorki bir TV kanalindan Çamsih ozanlari, Çamsih Türküleri ve Çamsih Kültürü hakkin da bir görüntü olmasin. Bundan rahatsizlik duymak yerine, Hüseyin Abdal'in Çamsih'ina gelmesi ile baslayan tarihten sonra unutulmaya yüz tutmus Çamsih ismi ve Kültürünün hak ettigi yeri almasindaki çabalarin her Çamsih'liya gurur vermesi gerekir ve Çamsih kültürünü tanitiminda emegi geçenlere minnettarligimizi bildirmemiz gerekir.
Saygilarimla
Ali Haydar Yalçin
Haci Bektas dergâhindan çikinca
Gayri Anadolu yolu göründü
Göynüme ak hirkalari giyince
Gayri Anadolu yolu göründü
Bir elimde teber birinde asa
Göynümde koymadim gam ile tasa
Bana yol gösterdi Bostanci Baba
Gayri Anadolu yolu göründü
Hüseyin Abdal’im düstüm yollara
Adi sani duyulmadik ellere
Belki ilaç olur fikrim kullara
Gayri Anadolu yolu göründü
BOSTANCI BABA / BOSTANCI DEDE / KARAKESICI SEMSETTIN SULTAN TÜRBESI /TAVAS
1. BULUNDUGU YER:
Tavas Ilçesine bagli Bahçe köyü mezarligi içindedir.
2. BINA YAPISI:
Bakimli, ahsap çatili, çatisi kiremitle örtülü, tek gözlü, dört köse tas yapili, sergili bir yapi niteligindedir. Mimari ve teknik her hangi bir özelligi bulunmayan yapinin duvarlari toprak sivali, süsleme sanati olmayan binanin içinde iki adet kabir yan yana görülmektedir. Iki metre uzunluktaki kabirlerin birinin Bostanci dedeye, digerinin de ikinci esine ait oldugu söylene gelen anlatimlarin mahsulüdür. Türbe yaninda ve yine mezarlik içinde hayir islerinin yapilmasina mahsus eve eski yillarda mezarlik bekçilerinin kaldigi bir yapi daha vardir. Tek gözlü türbe binasinda kitabeye rastlanilamamistir.
3. HAKKINDA BILGILER:
Asil adi Semsettin Sultan olan ve Bostan yetistirmesi nedeniyle “Bostanci Baba” olarak anilan Denizli ve Aydin Bölgelerinde eskiyalik, Ege Deniz’ inde korsanlik yapmasi nedeniyle de “Karakesici” adi ile bilinen Bostanci Baba, Ahmet Yesevi soyundan olup, Hacibektas’i veli’nin verdigi köseviyi (Ense yarisi yanmis odun parçasi) bostan ekip yesertmesi ile taninir. Torunlarindan Av. Ismail Metin ‘in yayinladigi “Çamsik Tarihi ve Hüseyin Abdal” adli eserinde Bostanci Baba ile ilgili genis bilgi ve tarihsel gelisimler yer almaktadir. Bu esere göre “Aydin – Denizli Bölgesinin en meshur eskiyalarindan biriydi. Kütülüklerle mücadele ettigi, yoksulluk, mazlumun, haklinin yaninda yer aldigi için yöre insanlari ona “kütülerin kesicisi, karalari kesici” anlaminda “kara kesici” adini koydular. Zamanla kendisi gibi, zalimlerden mazlumlarin öcünü almak isteyen kisilerin de yanina katilmasi ile eskiya gurubu kurdu. Daglarda yasadi. Çevresinde yasayanlar bir haksizlik oldugu zaman Karakesici’ nin yanina gelirler, o da ezilenin hakkini ezenden alir, ona geri verirdi. Ege denizinde korsanlikta yapan Karakesici eskiyalik döneminde çok canlar yakmis, daha sonra Allah’tan günahlarinin arinmasi için nasil hareket edecegini,ne yapmasi gerektigini sormak,Allah yoluna girmek için Hacibektas-i Veli ile görüsmek üzere o zaman ki adi ile Suluca Karahöyük’e gitti. Haci Bektas-i Veli ile görüsmesinde; Aydin-Denizli elinden geldigini, adinin Karakesici oldugunu, Hoca Ahmet Yesevi soyundan, Avsar boyundan oldugunu, eskiyalik yaptigini,dedesinin,babasinin Ege denizinde korsanlik yaptigini, kötülere karsi savastigini, halki korudugunu,yoksulun güçsüzün öcünü aldigini, tam doksan dokuz kisiyi öldürdügünü anlatarak artik tövbe ettigini, bir daha adam öldürmeyecegini, eskiyaligi ve daglari biraktigini bildirmistir. Bunun üzerine Haci Bektas-i Veli “Bu yanmis çam kösevisi. Sen insanlara kötülük için adam öldürmedin. Insanlara iyilik için insan öldürdün. Bu köseviyi al götür, yedi yolun üstüne bir bostan kur. Köseviyi bostana dik. Gelene gidene iyilik et. Ne zaman yaptigin sevaplar günahlarindan fazla gelirse bu kösevi yeserir. Bu kösevi yeserdigi zaman bil ki senin de günahlarin af olacak” dedi. Karakesici Haci Bektas-i Veli’den izin aldiktan sonra bir elinde teberi (silah), bir elinde yanmis çam kösevisi yola düserek tekrar Aydin-Denizli topraginda yollarin birlestigi ve eskiyalik yaptigi bu günkü Bahçeköy’e geldi. Bahçeköy de günlerce çalisti, bostan ekti,gözedeki suyu bostana tasidi,kendisinin kalacagi bir kulübe yapti,yanmis çam kösevisini de bostanin bir kenarina dikti. Hem bostani hem de köseliyi sulamayi ihmal etmedi. Yoldan geçenlere ve yanina gelenlere devamli bostan yediriyor, iyilik yapiyor, halk onu, o halki çok seviyordu. Yillar geçmesine ragmen kösevi hala yesermemisti. Günün birinde; isinin çok acele oldugunu, köyden sehre gidecegini söyleyen, önemli bir isinin oldugunda israr eden, Bostanci babanin bostanindan israrlarina ragmen yemeyen üstelik onu kolundan tutup iterek yere yuvarlayan ve köye gelip giden alim ve evliya bilinen kisileri devlet adamlarina ispiyon eden kisinin halinden iyi birisi olmadigini anlayinca “Doksan dokuz oldu, senide öldüreyim yüz olsun” diyerek öldürdü. Bu son öldürdügü kisi ile pismanlik duyarak saga sola perisan halde kosan, aglayip sizlayan Bostanci bir de bakar ki kösevi diktigi yerde yesermis,dal,yaprak vermis. Bu sevinçle köseviyi yerinden söküp, bostani birakti. Bir eline yesil köseviyi, bir eline teberiyi alarak tekrar Haci Bektas-i Veli’ye geldi. Haci Bektas-i Veli “Dile benden, gönül erenlerden ola, gittigin yol Ali yolu ola. Sen artik erenlerden birisin sende bu yolun göstericisisin. Bu köseviyi atiyorum, Bunu ara bul, gittigin yere mekani kur, hak yardimcin ola.” Dedikten sonra tekrar Aydin – Denizli topragina gelerek bostaninin oldugu yere gelerek mekanini kurdu. Dergahini açti. Hacibektas yolunda halka hizmet etti. Dogru olmayi ögretti. Burada köklesti, dal budak saldi. Bostaninin oldugu yere köylülerle beraber bir yaptilar. As kaynattilar. Yoksullara yemek dagittilar. Bostanci Babanin dergahi o civarda ugrak yeri oldu. “
Asil adi Semsettin Sultan olan bostanci babanin yasadigi dönem XIV. Y. Yil sonlari ile XV. Y. Yilin ortalaridir. Ölümünden sonra soyundan gelenlere Çamsehler, Çamsehliler, Çamsehliogullari denilir. Seceresi: Bostanci Baba – Semsettin Sultan – Karakesici oglu Kara Halil Baba ölümü : 1632 – oglu Hüseyin Abdal, - oglu Ali (Budala Ali Baba) – oglu Süleyman (oglu Hüseyin), Mehmet, Kamber, Mahmut (Gög Mahmut), kizi Elif, oglu Ibrahim, - oglu çakir, Esef (ogullari Mehmet, Mahmut, Hasan Ali, Balo), Haydar – oglu Hasan (Kara Ali Aga), M. Ali Aga, Haci Aga (oglu Hasan, Ali Aga), Mahmut Aga, Haydar Aga (oglu Ali Aga), Ali oglu Mahmut Aga, Kasim Aga’ dir. Bostanci Baba Hakka yürüdükten sonra, yerine çocuklari geçti. Orada soyu devam etti. Aradan yillar, Yüzyillar geçti. Evlatlari Aydin - Denizli bölgesinde egemen oldular. Alevi toplumu üzerinde büyük bir nüfuza sahip oldular. Orada halkin önderi oldular. Bostanci Baba ile ilgili yazilan hayat hikayesinin anlatildigi bir siir asagida yer verilmistir.
Bir Zaman dünyaya eskiya geldim Yolsuz olanlarin boynunu vurdum Gövertim köseviyi kereme erdim
Aslim Karakesici Hüseyin Abdal Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Denizli’den gelir bizim aslimiz Bektasi Veli’ye çikar neslimiz Dördüncü Makamdir bizim postumuz.
Aslim Karakesici Hüseyin Abdal Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Denizli’ den geldim Tekke Köyüne Talip Mürsit Irsat olup sevine Evlatlarim Hirka giyip övüne
Aslim Karakesici Hüseyin Abdal Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Tekkem gayet ulu Erkaf aldirdim Yemedi Bostandan Münkir öldürdüm Doksan dokuz oldu yüz olsun dedim
Aslim Karakesici Hüseyin Abdal Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Abdal oldum hirka giydim dalima Kemerbest bagladim ince belime Gece gündüz yalvaririm pirime
Aslim Karakesici Hüseyin Abdal Aslim Karakesici Semsettin Sultan
Haydar Hüseyin’im içtim bir dolu Pirini sevenler sürsün bu yolu Pirim Hünkar Haci Bektas-i Veli
Aslim Karakesici Hüseyin Abdal Aslim Karakesici Semsettin Sultan
4. ZIYARET AMAÇLARI
Geceleri isik yakilan türbesinde metfun bulunan “Bostanci Baba – Semsettin Sultan” yakin çevre halki tarafindan: - “Çocugu olmayan ailelerce mutluluk aramak, - Dilekler dilemek, - Dua ve niyazlarda bulunmak, - Hayir ve hasenat islerini ifa etmek. - Adanilan adaklari yerine getirmek, - Namaz kilmak, - Ibadet etmek” gibi nedenlerle ziyaret edilir.
Sükrü Tekin KAPTAN Arastirmaci Yazar
Gönül Sultanlari Denizli’de (Türbeler ve Yatirlar) Kitabindan alinmistir.
|