Çamşıh Ozanları

aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
ali metin
aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
Şair Ali Ertekin PDF Yazdır e-Posta
Ali Haydar Yalçın tarafından yazıldı.   
Pazar, 27 Şubat 2011 21:45



Divriği Gazetesi

01.09.2007 Sayı 13

OZANLARIMIZ KÖŞESİ

 

ŞAİR ALİ  ERTEKİN

Değerli Dostlar,

Ağustos sayımızda bu köşede Ozanlarımız yazısı yayımlanamadı, Sevgili gazete yetkilileri mailde oluşan bir teknik hatadan ötürü yayımlayamadıklarını izah ederek özür yazmışlar. Böyle şeyler oluyor bende sizlerden özür diliyor, kaldığım yerden devam ediyorum.

Trajik bir yaşam hikâyesi olan Ünlü şairimizi burada sizlere tanıtmak ondan örnekler vermek sayfalar dolusu yazmak şiirlerini aktarmak beni mutlu ederdi. Ancak bu köşede yazabildiğimce özet olarak yaşam hikâyesini sizlerle paylaşmak istiyorum. Yüzlerce şiiri olan şairimizin birçok türküsü ozanlarımız tarafından bestelenip okumuştur.




1929 yılında Başören köyünde doğmuştur. Esef’le İslim Hanım’ın oğludur Ailesi, yüz yıl kadar önce dedesinin babası Malatya’nın Arapkir ilçesinin Eğinir köyünden gelip Çamoağa ve Gölören’e yerleşmiş, burada zenginlerin yanında çalışmış, dolayısıyla mal-mülk sahibi olamamıştır. Daha sonra Başören’e yerleşmiştir. Babası Esef, İstiklâl Savaşı gazisi olup, savaş sonrası üç çocuğuyla kimsesiz kalan ağabeyinin dul kalan karısı İslim’le evlenmiştir. Esef’in bu evlilikten üç çocuğu olmuştur. Ali Ertekin, üçüncü çocuktur. Elinden hemen her iş gelebilen Esef, geçinebilmek için bütün gayretiyle çalışmasına rağmen ailesini bir türlü refaha kavuşturamamıştır. Kız çocukları evlenir, üvey ağabeyi gurbete gider, annesi vefat eder. Babası mecburen dul bir kadınla evlenir.



İçi okuma aşkıyla dolu olan Ali Ertekin, köylerinde okul olmadığı için Şahin köyüne gidip ilkokulu orada okumuş ve birincilikle mezun olmuştur. Ortaokulu okumak için Divriği’ye gitmiştir. Ne var ki, bu sırada gözlerinden rahatsızlık başlamıştır. 1946 yılında tedavi için Elazığ’a gitmişse de gözünün kapanmasına engel olamamıştır. Daha sonra İstanbul Bakırköy’de ameliyat olmuş, diğer gözünü de burada kaybetmiştir. Sonra babasını kaybetmiş; analığı da evi terk etmiştir. Hayatta kendisine bakacak kimsesi kalmayan ve doğduğundan beri bir türlü yüzü gülmeyen Ali Ertekin böylelikle konu-komşunun eline kalmıştır. Otuz yaşlarındayken bu defa cüzam hastalığına yakalanınca da kendisini tam anlamıyla çileli bir hayatın içinde bulmuştur. Uzun süre İstanbul’da, yirmi sene kadar da Elazığ’da ruh ve sinir hastalıklarından dolayı tedavi görmüştür. Şiire ve saza küçük yaşlarda başlamıştır. İçinde bulunduğu acılı hayat, şiire yönelmesine sebep olmuştur. Şiir tekniği oldukça iyidir ancak saz çalmamıştır. Başta dert ve kader olmak üzere hemen her konuda şiiri vardır. Hakkında kitaplar yazılmış olan Ali Ertekin, şiirlerinde Ertekin mahlasını kullanmıştır.



 

2003 yılında Çamşıh Hüseyin Abdal Halk Ozanları Festivallerine katılıp kendi şiirini okumuş ve Çamşıh’lılara hitap etmiş hasret gidermiş olan ünlü şairimize ait eserleri; Âşık Ali Ertekin, Çile Pınarı (Sivas, 1968), / Ali Ertekin, Yaşamak Güzel Ama, Ankara, 2001. Feleğinen Şu Cihanı Böleştik. Av. İsmail Metin’in Çamşıh Hüseyin Abdal Derneği yayınları.2005

MİRASIM

Öldüğümde baykuş dostum sorarsa
Viran bağlar solmuş yaprak gül benim
Varisimdir mirasıma konarsa
Kuru ağaç boynu bükük dal benim

Kurtulmadım şu kaderin kışından
Anlatamam neler geçti başımdan
Sel misali gözlerimin yaşından
Coşan ırmak akan dere göl benim

Dertli dertler dolaşırım dillerde
Bütün ömrüm geçti gurbet ellerde
Ağlayarak nice gezdim yollarda
Gözyaşımdan çamur olan yol benim

Ertekin der can tatlıdır bezilmez
Anlımdaki kara yazı bozulmaz
Çilem çoktur kalem ile yazılmaz
Şu dünyada çok dert çeken kul benim

 

Yukarıdaki şiiri okuyan dostlar onun trajik yaşamını daha iyi anlayacaklardır.72 yıl yakınları ve yardımsever insanların desteğiyle çileli hayatına devam etmiş ancak daha fazla dayanamamış 29. Mart 2004  yılı  vefat etmiştir. Mezarı doğduğu köy olan Çamşıh Başören Köyündedir.

Bu güzel insanlar gibi şair ve ozanlar dünyaya fazla gelmiyor, o nedenle sağ olan ozanlarımıza sahip çıkmak değerlerini bilmek kültürümüzün geleceğe taşınmasına da katkı sağlamak gönül veren her bireyin borcu olmalıdır diye düşünüyor, yitirdiğimiz tüm ozanlarımızı saygı ile buradan tekrar anıyorum.

Sevgili dostlar,

Bu gazetede bir şey dikkatinizi çekiyor mu? Köşe yazarlarımız bu gazete açıldığından beri yazan fedakâr dostlar aynı kültürü paylaşsalar da değişik yelpazelerde siyaset yapar değişik görüş ve fikirlere sahip kültürlü insanlardır. İşte bu gazetenin niteliğinden kaynaklanan her türlü övgüyü hak eden yöneticilere teşekkür etmeden geçemeyeceğim. Çünkü bizleri burada buluşturarak siyasi görüşümüz ne olursa olsun bu sayfalarda yan yana yazarak aynı potada birleşerek birlik beraberlik örnekleri ile dostlarımıza gerekli mesajı veriyoruz ya işte benim için en güzel tablo budur. Kaliteli seviyeli her bireyin hakkına saygılı etik olmayanı kaleme almayan duyarlı köşe yazarlarımıza buradan saygılarımı sunar kendilerini tek tek kutlarım. Hoşça kalın.

ALİHAYDARYALÇIN

 

 

 

Son Güncelleme: Cumartesi, 21 Ocak 2012 12:26
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile