Çamşıh Ozanları

aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
ali metin
aliertekin mehmetalikarababa alirizayalcin fezullahcinar mahmuterdal
Hüseyin Gazi Metin PDF Yazdır e-Posta
Ali Haydar Yalçın tarafından yazıldı.   
Pazar, 27 Şubat 2011 22:12



DİVRİĞİ GAZETESİ

Yayın Tarihi.01.11.2007

Sayı.15

OZAN HÜSEYİN GAZİ METİN

 

Merhaba dostlar

Bu gazete yayın hayatına başladığında gazeteyi çıkaran dostum Yahya Bayar ile konuşuyoruz, Gazetede yazılması gerekli olanlar içinde kültürümüzün bir parçası olan hatta en önemli yeri dolduran OZANLARIMIZ başlığı altında bir köşe açsak kabul görür mü diye düşündük. Yahya iyi olacağını kabul göreceğini söyledi, ben o aralar Televizyon programları yapıyor aynı konuyu işliyordum. Gerçekten önemli bir eksiklik olurdu bu köşeyi açmasak diye düşünmeme sebep olan bana gelen telefonlar ve mailler oldu.

Divriği den başlayıp daha sonra diğer ozanlarımızı yazarım diye düşünüp kendimce bir program yapmak istedim. Ben Çamşıh’lı olduğumdan değil ,ozan deyince ilk aklıma gelen Çamşıh bölgesi oldu. İç Anadolu’ya hatta tüm yurdumuza baktığımızda bu kadar ünlü ozanın hepsinin bir bölgede çıkmadığını görürsünüz. O nedenle buradan başladım ve yazmaya devam ediyorum.


 Gerçekten ozanlarımız hayatımızda önemli yer tutan kültürümüzü yayan yaşatan halkın gözü kulağı ta kendisi olduğundan bizler için kültürümüz için, geleceğe taşımak, genç jenerasyona tanıtmak adına da önem taşımaktadır.

 Bu güne kadar Çamşıh Ozanlarından, Ozan Feyzullah Çınar,Aşık Ali Metin,Ozan ve Şair Ali Rıza Yalçın,Ozan Mehmet Ali Karababa,Ozan Muhlis Akarsu,Şair Ali Ertekin ve  Ozan Mahmut Erdal’ı yazdım ve bu sayıda Ozan Hüseyin Gazi Metin dedeyi tanıtmak istiyorum.Bundan böyle Divriği İlçesinde ne kadar ünlü ozanımız varsa yazacak daha sonra  diğer ozanlarımıza geçeceğim.

Ozan Hüseyin Gazi Metin Dede

1939 yılında Çamşıh Şahin Köyünde Mahmut Dede, Hatice Anadan dünyaya gelen sekiz kardeşten biridir. Her Çamşıh’lı ozan gibi 5-6 yaşlarında dedesi Hüseyin Ağadan kalan duvarlarında asılı sazı görüp etkilenerek saza yönelmesine sebep olmuştur. Saz çalmayı öğrendiği dönemlerde sazının düzenlemesini akrabaları Battal Karababa,Aşık Ali Metin,Mahmut Erdal,Feyzullah Çınar yapmış zaman zaman öğrenmesine de yardımcı olmuşlardır.

Önceleri akrabaları olan ozanlardan Pir Sultan Abdal, Kul Himmet, Genç Abdal, Seyit Nesimi, Âşık Veysel’in deyişlerini ve yöresinde yetişen ozanların yapıtlarını çaldı söyledi. Çevresinde ölenlere, askere gidenlere ve sevgiye yönelik yöresel şiirler yazdı. Bundan sonrasını kendi ağzından yazıyorum.

Askere gidişim, gurbete açılmam, Maden Ocaklarında çalışmam, Sendikacılık yapmam, şiirlerimin yöresellikten çıkmasına, dünyayı kucaklamasına, evrensel olmasına sebep oldu. Dostumu, düşmanımı kimin yanında yer almam gerektiğini sınıfımı tayin etti.

Koyun kuzu çobanlığı yaptım. Çiftçilik yaptım, orakla ekin derdim, tırpanla ot biçtim.

Kaynım olan Ozan Feyzullah Çınar ile İstanbul’da hamallık yaptım. Askerlikten sonra Divriği Madenlerine işçi olarak girdim. Orada sendikacılık yaptım, bu konularla ilgili şiirler yazdım, orada tüm arkadaşların sevgisini ve güvenini kazandım.12 Eylül döneminde yargılandım, sorgulandım, gözaltına alındım.1991 yılında zorunlu emekli edildim. Divriği’de Divriği Kültür Derneğinin devamlı üyesiydim. Daha sonra Ankara’ya taşındım orada Pir Sultan Abdal Derneklerinde görev alıp çalıştım. Hacı Bektaş Dernekleri, Halk Ozanları Dernekleri gibi birçok derneğe üye oldum sosyal faaliyetlerde bulundum.

Ozanlığımın yanı sıra tüm şiirlerimi ve görüşlerimi içeren üç kitap yazdım. İnsan, Tanrı, Dinler ve Alevilik adlı kitabımdan dolayı D.G.M de yargılandım, kitaplarım toplatıldı ve bu yüzden 3 kasetim, bir de plağıma el kondu. Anadolu’yu bir uçtan bir uca dolaştım. Her yıl Almanya da, Fransa’da, İsviçre’de, Avusturya’da, Hollanda’da Panellere, Konserlere katıldım Cemler yaptım ve yapmaya da devam ediyorum, amacım sınıfsız, sınırsız, eşitçe paylaşımcı bir toplum yaratmaya katkıda bulunmak diye yazmıştı kitabında.

 Çamşıh’lı Ozanımız Hüseyin Gazi Metin Dede ozanlığının yanında Çamşıh dedelerinden biridir. Ünlü Ozan Mahsuni Şerif’in vefatında cenazesini kaldırarak basına yansımış modern dedelerimizdendir.

Günümüzde ozanlığını sürdüren ozanımız hemen her türden şiir yazarak besteleyip çalıp söylemektedir. Yüzlerce şiire ve esere imza atan ozanımız taşlama türünde şiirleriyle halkın dili olmaya devam etmektedir. Aşağıda bir şiirini sizlere sunuyorum.

 

 

Ozan kendi halktır halkın kendisi

Ilgıt ılgıt esen yeldir ozanlar

Anlayana hoştur ozanın sesi

Hilesiz petek de baldır ozanlar

 

Enginlere gider ozanın yolu

Haklıyı savunur ozanın dili

Harama uzanmaz ozanın eli

Halkın önü sıra yoldur ozanlar

 

Ozan saygı duyar ozan kıskanmaz

Mücadele verir ozan usanmaz

Kadere, hayale ozan inanmaz

Gerçeği söyleyen dildir ozanlar

 

Ozandan beklenen halkından olmak

Toplum arasında birliği kurmak

Haklıyı savunup haksıza vurmak

Coşuna gelince seldir ozanlar

 

Ozan gıdasını halkından alır

Halk ile ağlaşır halk ile güler

Gazi Metin halk için ölür

Topluma adanmış kuldur ozanlar.

Ozanımızın yukarıdaki şiirinde de anlaşılacağı gibi ozanı ancak bir ozan bu kadar güzel tarif edebilirdi.

 24.Ekim.2007 tarihinde Ünlü Ozanımız Feyzullah Çınar’ın 24. ölüm yıldönümüydü ve 05.Kasım.2007 tarihinde Âşık Ali Metin’inin 2.ölüm yıldönümüydü. Her iki ozanımızı ve yitirdiğimiz tüm ozanlarımızı saygıyla anıyor yattıkları yer nur olsun diyor, yaşayan ozanlarımıza ve siz değerli okuyucularımıza sağlık ve mutluluklar diliyorum.

 

Son Güncelleme: Pazartesi, 28 Şubat 2011 21:06
 

Yorum ekle


Güvenlik kodu
Yenile